Tarihçesi

 

Çitgöl Adının Kaynağı

 
Kuruluş motifine göre; Çitgöl Beldesinde ilk yerleşim yerinin Üyücek Tepesi olduğu söylenmektedir. O dönemlerde bu tepenin etrafının sularla çevrili olduğu, bu sulak alanlarda yetişen Kelempe adı verilen ve Söğüt ağacı cinsinden olan bodur ağaçların dallarından yapılan çitlerle halkın geçimini sağladığı, bu çitlerin yapımından dolayı da yerleşim biriminin Çİtköy adını aldığı rivayet edilir. Bahsi geçen Üyücek tepesi Çitgöl Beldesi yerleşiminin kuzeydoğusunda yer almaktadır. Burasının Frig veya Lidya döneminden kalan ve yörenin kralına ait bir mezar yeri olduğu tahmin edilmektedir. S.İ.T alanı olan bu tepenin üzerinde günümüzde ziraat yapılmaktadır.

Osmanlı dönemi belgelerinde (tahrir defteri ve salnamelerde) Çit karyesi (köyü) olarak geçer.

Çitköy, 1956 yılında Belediye statüsüne kavuşmuş ve Belediye Meclisinin aldığı karar ile Simav Gölü'nden esinlenerek adı Çitgöl'e dönüştürülmüştür.

Kuruluş

Karamanlı ve Deveci Yörük/Türkmenlerince kurulmuştur. Köy önce Üyücek mıntıkasında teşkil edilmiş, daha sonra bugünkü yerine nakledilmiştir. Köyde Kafkasyalı münferit Abhaz ve Adığe (Şapsığ) aileler de yaşamaktadır. Halen belde olup, Câmi-i Kebir ve Cumhuriyet isimli iki mahallesi bulunmaktadır. Deveci Yörükleri bu adı, devlete vergi karşılığı gördükler: devecilik/nakliye hizmetinden almışlardır.
Köydeki kaynak kişiler, ilk gelip yerleşenlerin Yörük oldukları ve gölün kenarından topladıkları kamış özlerinden çit imalatı yaptıklarını söylemişlerdir.
Dr. Recep Albayrak'ın verdiği bilgilere göre; Üyücek mevkii, buraya gelen Yörüklerin ilk yerleşim alanıdır. Zaman zaman gölün sularının taştığı ve Simav'da İş Bankası'nın önündek: Hasır Pazarına kadar ulaştığı söylenir. Sıtma hastalığının yaygınlaşması neticesinde Simav'ın eşrafı, dönemin Bursa Valisi Ahmet Vefık Paşa'ya durumu bildiren bir arıza sunarlar. Ahmet Vefîk Paşa maiyyetiyle birlikte Simav'a gelir. Lağımcılar, Boğazköy'ün olduğu kısımdan gölün suyunu akıtırlar. Gölün suları çekilince büyük bir arazi ortaya çıkar. İşte bu dönemde Üyücektepesindeki yerleşim yeri terk edilerek bugünkü beldenin olduğu alana evler kurmaya başlanır.
Günümüzde Beldenin kurulduğu alana ilk Türk yerleşimi ise Hacı Sinan sokağının olduğu kısımlara olmuştur. Burası diğer yerlere göre biraz yüksekte kalmaktadır.

Köklü Sülaleler

Eşeler, Madanoğulları (Arık Madano), Hacı Aliler, Hatıplar, Ezderoğlu, Hacı Sinanlar, Çebiler, Telcooğulları, Ösallar, Hacı Mazoğulları, Altaoğulları, Eselioğulları, Vayvaroğulları, Eyüboğulları, Kolayoğulları, Avoğulları.

Dede Yatırları

Çitgöl Beldesinde 5 adet Dede yatırı bulunur.

Vaktiyle köylüler bu Dede yatırlarına Cuma akşamları "Dedeler-Evliyalartoplanacakmış" diyerek mum yakarlarmış. Dilekte bulunan kadın veya kızlar tarafından da bu yatırlara çaput bağlanırmış. Çitgöl'de adı bilinmeyen Dede yatırları bulunur. Bu Dedelerin bazı kimselere gerek rüyada gerekse gerçek hayatta göründükleri söylenir. Örneğin Ak Aliler sülalesinden Hafız Ali Tanrıkulu'nun, Rumi 1325/Miladi 1909 doğumlu olan annesi Süleyha, devamlı zikirle meşgul olan bir kadındır. Süleyha hanım;"Evinin bitişiğindekiyatırda yatanın kadın olduğunu, ekmek yaparken bazen kendisine yardım ettiğini, bazen de rüyasında göründüğünü" söylemişse de bu konuda detaylı bilgi vermek istememiştir.